Ara
Clutter
01
dağınıklık
a number of objects scattered around in a messy and untidy way
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
cansız
biçimbilimsel yapı
basit
sayılamaz
Örnekler
The garage was packed with old clutter that needed sorting.
Garaj, düzenlenmesi gereken eski dağınıklık ile doluydu.
02
parazit, girişim
unwanted echoes that interfere with the observation of signals on a radar screen
to clutter
01
dağınık bir şekilde doldurmak, karmakarışık etmek
fill a space in a disorderly way
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
eylem fiili
düzenli
şimdiki zaman
clutter
3. tekil kişi
clutters
şimdiki zaman ortacı
cluttering
basit geçmiş zaman
cluttered
geçmiş zaman ortacı
cluttered



























