calming
Pronunciation
/ˈkɑɫmɪŋ/, /ˈkɑmɪŋ/

"calming"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

calming
01

sakinleştirici, yatıştırıcı

bringing a sense of peace and relaxation
calming definition and meaning
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
şimdiki ortaç sıfatı
niteliksel
üstünlük derecesi
most calming
karşılaştırma derecesi
more calming
derecelendirilebilir
Örnekler
The calming scent of lavender essential oil filled the room, promoting relaxation.
Lavanta esansiyel yağının rahatlatıcı kokusu odayı doldurdu, rahatlamayı teşvik etti.
Calming
01

sakinleştirme, yatıştırma

the process of reducing agitation or bringing about a peaceful state
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
soyut
biçimbilimsel yapı
bileşik
sayılamaz
Örnekler
The calming of the storm brought relief to the crew.
Fırtınanın sakinleşmesi mürettebata rahatlama getirdi.
LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store