break off
break
breɪk
breyk
off
ɔf
of
/bɹˈeɪk ˈɒf/

"break off"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

to break off
[phrase form: break]
01

koparmak, ayırmak

to use force to separate one thing from another
Transitive: to break off sth
to break off definition and meaning
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
öbeksi
eylem fiili
düzenli
ayrılabilir
edat
off
temel fiil
break
şimdiki zaman
break off
3. tekil kişi
breaks off
şimdiki zaman ortacı
breaking off
basit geçmiş zaman
broke off
geçmiş zaman ortacı
broken off
Örnekler
Break off a piece of chocolate for yourself.
Kendin için bir parça çikolatayı kopar.
02

kopmak, ayrılmak

to become separated from a larger entity
Intransitive
Örnekler
The rock broke off from the cliff.
Kaya, uçurumdan koparak ayrıldı.
03

aniden kesmek

to suddenly stop an activity or an action
Transitive: to break off an activity or action
Örnekler
She breaks off the conversation whenever her phone rings.
Telefonu her çaldığında sohbeti keser.
04

kesmek, son vermek

to stop speaking or end a conversation suddenly
Intransitive
Örnekler
The politician broke off, startled, when a protest began outside the venue.
Politikacı, mekanın dışında bir protesto başladığında şaşırarak konuşmasını kesti.
05

bitirmek, sonlandırmak

to end a romantic or personal relationship suddenly
Transitive: to break off a relationship
Örnekler
After years of strained ties, they decided to break the connection off.
Yıllarca süren gergin ilişkilerin ardından, bağlantıyı koparmaya karar verdiler.
LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store