boring
Pronunciation
/ˈbɔrɪŋ/

"boring"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

boring
01

usandırıcı

making us feel tired and unsatisfied because of not being interesting
boring definition and meaning
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
şimdiki ortaç sıfatı
niteliksel
üstünlük derecesi
most boring
karşılaştırma derecesi
more boring
derecelendirilebilir
Örnekler
The movie was boring and I fell asleep halfway through it.
Film sıkıcıydı ve yarısında uyuyakaldım.
02

delici, delme

used or designed to drill holes through materials
Örnekler
Boring tools must be durable to cut through tough surfaces.
Delme aletleri sert yüzeyleri kesmek için dayanıklı olmalıdır.
03

delici, nüfuz edici

capable of penetrating deeply, especially with intense focus or force
Örnekler
His boring gaze made her feel like he could see right through her.
Onun delici bakışı, onun içinden geçebileceğini hissettirdi.
Boring
01

delme, kazı

the act of making a hole by drilling or digging
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
soyut
biçimbilimsel yapı
bileşik
sayılamaz
Örnekler
Precision is key in the boring of deep wells.
Derin kuyuların delinmesinde hassasiyet anahtardır.
02

sondaj, delik açma

a hole or pit made by drilling or digging
Örnekler
The boring revealed traces of ancient sediment.
Sondaj, eski tortuların izlerini ortaya çıkardı.
LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store