Ara
widely
01
geniş bir şekilde, büyük ölçüde
over a broad area or with a large distance between points
dil bilgisi bilgileri
Örnekler
The streetlights were spaced widely along the highway.
Sokak lambaları, otoyol boyunca geniş aralıklarla yerleştirilmişti.
1.1
geniş çapta
to a great extent or amount, especially when emphasizing significant variation or diversity
Örnekler
Standards vary widely in different regions.
Standartlar farklı bölgelerde büyük ölçüde değişiklik gösterir.
02
geniş çapta, yaygın olarak
in a manner that extends across a large geographic area or scope
Örnekler
Scientists have studied this phenomenon widely across continents.
Bilim insanları bu fenomeni kıtalar arasında geniş çapta incelediler.
2.1
çok sayıda kişi arasında
in a manner accepted, used, or practiced by a large number of people or throughout many locations
Örnekler
The new smartphone model is widely available in stores.
Yeni akıllı telefon modeli mağazalarda yaygın olarak bulunmaktadır.
2.2
geniş çapta, yaygın olarak
in a manner that covers diverse topics, instances, or situations
Örnekler
The author's works are widely studied in literature courses.
Yazarın eserleri, edebiyat derslerinde geniş çapta incelenir.
Leksikal Ağaç
widely
wide



























