Ara
wickedly
01
kötü niyetle, kurnazca
in a manner that is morally bad or evil
Örnekler
They wickedly exploited the poor for their own gain.
Onlar, kendi çıkarları için fakirleri kötü niyetle sömürdüler.
Örnekler
She wickedly twirled her hair, hinting at a surprise.
Şeytanca, saçını çevirdi, bir sürprize işaret ediyordu.
03
şeytanca, korkunç derecede
to a very high or extreme degree
Dialect
American
Örnekler
The storm blew wickedly fierce winds all night.
Fırtına bütün gece vahşice şiddetli rüzgarlar estirdi.
Leksikal Ağaç
wickedly
wicked



























