wicked
wi
ˈwɪ
vi
cked
kɪd
kid
wacked

"wicked"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

wicked
01

kötü, ahlaksız

morally bad in principle or practice 
wicked definition and meaning
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
niteliksel
üstünlük derecesi
wickedest
karşılaştırma derecesi
wickeder
derecelendirilebilir
02

kötü niyetli, kötü

having a deliberately harmful or dishonest nature or intent 
wicked definition and meaning
Örnekler
The wicked villain plotted to overthrow the king and seize power for himself. 

Kötü niyetli kötü adam, kralı devirmek ve kendisi için gücü ele geçirmek için plan yaptı.

03

kötü, şeytani

intensely or extremely bad or unpleasant in degree or quality 
04

kötü, iğrenç

highly offensive; arousing aversion or disgust 
05

yaramaz, afacan

naughtily or annoyingly playful 
06

harika, müthiş

extremely impressive, excellent, or thrilling 
gayriresmî
Örnekler
That concert was wicked—best night of my life! 

O konser harikaydı—hayatımın en iyi gecesi!

wicked
01

çok, süper

(Massachusetts) very; used to intensify an adjective or adverb 
argo
dil bilgisi bilgileri
Örnekler
That movie was wicked funny. 

O film wicked komikti.

LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store