welter
wel
ˈwɛl
vel
ter
tɜr
tır
British pronunciation
/wˈɛltɐ/

"welter"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

Welter
01

bir karmakarışıklık, bir yığın

a large, disordered mass of things
example
Örnekler
The new app 's dashboard unleashed a welter of charts that overwhelmed users.
Yeni uygulamanın kontrol paneli, kullanıcıları bunaltan bir sel grafik ortaya çıkardı.
to welter
01

içinde yuvarlanmak

to be deeply involved, absorbed, or overwhelmed by something
example
Örnekler
Students weltered in exam preparation during the final week.
Öğrenciler son hafta sınav hazırlığında boğuştu.
02

yuvarlanmak, kıvrılarak hareket etmek

to move about by twisting, turning, or rolling
example
Örnekler
She weltered in discomfort after the long hike.
Uzun yürüyüşten sonra rahatsızlık içinde kıvranıyordu.
03

çalkalanmak, savrulmak

to be tossed about in an irregular, unsteady, or chaotic manner, like waves or crowds
example
Örnekler
Smoke weltered from the chimney in uneven plumes.
Duman, bacadan düzensiz dumanlar halinde dalgalanıyordu.
04

yuvarlanmak, uzanmak

to be sprawled, lying, or immersed in blood
example
Örnekler
The novel described rebels weltering in the aftermath of the ambush.
Roman, pusunun ardından kanlar içinde yatan isyancıları anlatıyordu.
LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

stars

app store