welter
wel
ˈwɛl
vel
ter
welderwetterwester

"welter"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

Welter
01

bir karmakarışıklık, bir yığın

a large, disordered mass of things 
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
cansız
biçimbilimsel yapı
basit
sayılabilir
çoğul biçim
welters
Örnekler
The attic was stacked with a welter of forgotten trinkets and broken furniture. 

Tavan arası, unutulmuş ıvır zıvırlar ve kırık mobilyalardan oluşan bir yığın ile doluydu.

to welter
01

içinde yuvarlanmak

to be deeply involved, absorbed, or overwhelmed by something 
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
durum fiili
düzenli
şimdiki zaman
welter
3. tekil kişi
welters
şimdiki zaman ortacı
weltering
basit geçmiş zaman
weltered
geçmiş zaman ortacı
weltered
Örnekler
She weltered in her work, barely noticing the time pass. 

O, işinde boğuluyordu, zamanın geçtiğini zar zor fark ediyordu.

02

yuvarlanmak, kıvrılarak hareket etmek

to move about by twisting, turning, or rolling 
Örnekler
The pigs weltered in the mud under the hot sun. 

Domuzlar sıcak güneşin altında çamurda debeleniyordu.

03

çalkalanmak, savrulmak

to be tossed about in an irregular, unsteady, or chaotic manner, like waves or crowds 
Örnekler
The boat weltered on the stormy sea. 

Tekne fırtınalı denizde çalkalanıyordu.

04

yuvarlanmak, uzanmak

to be sprawled, lying, or immersed in blood 
Örnekler
After the battle, soldiers weltered on the field, wounded and bloody. 

Savaştan sonra, askerler yaralı ve kanlı bir şekilde tarlada serilmiş haldeydi.

LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store