Ara
weakened
01
zayıflamış, azalmış
impaired by diminution
02
zayıflamış, hasarlı
damaged; used of inanimate objects or their value
Örnekler
The weakened scent of the flowers indicated they were past their prime.
Çiçeklerin zayıflamış kokusu, en iyi zamanlarını geride bıraktıklarını gösteriyordu.
04
zayıflatılmış, sulandırılmış
mixed with water
Örnekler
The weakened foundation of the building was a serious concern for the engineers.
Binanın zayıflamış temeli mühendisler için ciddi bir endişe kaynağıydı.
Leksikal Ağaç
weakened
weaken



























