Ara
to wallow
01
kendini bir şeye adamak
to indulge or revel in a particular feeling or activity, often with a sense of self-pity or excessive enjoyment
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
durum fiili
düzenli
şimdiki zaman
wallow
3. tekil kişi
wallows
şimdiki zaman ortacı
wallowing
basit geçmiş zaman
wallowed
geçmiş zaman ortacı
wallowed
Örnekler
Tomorrow, she will wallow in luxury at the spa, treating herself to a day of pampering and relaxation.
Yarın, spa'da lüks içinde keyif sürecek, kendine bir gün boyunca şımartma ve rahatlama sunacak.
02
yuvarlanmak, yuvarlanıp yatmak
roll around
03
dalgalar gibi yükselmek, dalgalanmak
rise up as if in waves
04
zevk almak, keyiflenmek
delight greatly in
05
keyiflenmek, haz almak
be ecstatic with joy
Wallow
01
yuvarlanmak, tembelce yuvarlanmak
an indolent or clumsy rolling about
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
soyut
biçimbilimsel yapı
bileşik
sayılabilir
çoğul biçim
wallows
02
hayvanların yuvarlanmak için girdiği su birikintisi, hayvanlar için çamur birikintisi
a puddle where animals go to wallow



























