Ara
blankly
01
1. boş boş 2. ifadesizce
in a way that shows no interest, curiosity, or engagement
Örnekler
He stared blankly at the speaker, barely listening.
Konuşmacıya boş boş baktı, zar zor dinliyordu.
02
boş, süslemesiz
in a way that is plain or featureless, with no distinctive or decorative qualities
dil bilgisi bilgileri
Örnekler
The long wall stretched blankly across the field.
Uzun duvar tarlanın üzerinde boş bir şekilde uzanıyordu.
Örnekler
The manager blankly rejected the request.
Müdür, isteği kesinlikle reddetti.
Leksikal Ağaç
blankly
blank



























