Ara
unlike
01
farklı, benzemez
marked by dissimilarity
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
bileşik
ilişkisel
derecelendirilemez
02
farklı, eşit olmayan
not equal in amount
unlike
01
-ın/in aksine
used to introduce differences between two things or people
dil bilgisi bilgileri
Örnekler
Unlike his colleagues, he prefers to work late into the night.
Farklı olarak, meslektaşlarının aksine, gece geç saatlere kadar çalışmayı tercih eder.
02
aksine, farklı olarak
not typical of; not characteristic of
Örnekler
It was unlike him to lose his temper so easily.
Bu kadar kolay sinirlenmesi ona has değildi.
to unlike
01
beğenmemek
to show that one no longer likes an online post or comment by clicking on a specific icon
Transitive
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
türemiş
eylem fiili
düzenli
şimdiki zaman
unlike
3. tekil kişi
unlikes
şimdiki zaman ortacı
unliking
basit geçmiş zaman
unliked
geçmiş zaman ortacı
unliked
Leksikal Ağaç
unlike
like



























