Ara
to unleash
01
serbest bırakmak, salıvermek
to release something from restraint, allowing it to move or act freely
Transitive: to unleash an animal
Örnekler
Excited dogs eagerly waited for their owners to unleash them in the park.
Heyecanlı köpekler, sahiplerinin onları parkta serbest bırakmasını sabırsızlıkla bekliyordu.
02
serbest bırakmak
to let out or express a strong emotion or feeling, such as anger, frustration, or excitement
Transitive: to unleash an emotion or reaction
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
türemiş
eylem fiili
düzenli
şimdiki zaman
unleash
3. tekil kişi
unleashes
şimdiki zaman ortacı
unleashing
basit geçmiş zaman
unleashed
geçmiş zaman ortacı
unleashed
Örnekler
He unleashed his frustration by shouting at the top of his lungs.
Frustrasyonunu açığa çıkararak avazı çıktığı kadar bağırdı.
Leksikal Ağaç
unleash
leash



























