unconvincing
un
ˌʌn
an
con
kən
ken
vin
ˈvɪn
vin
cing
sɪng
sing
/ʌnkənvˈɪnsɪŋ/

"unconvincing"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

unconvincing
01

ikna edici olmayan, inandırıcı olmayan

not appearing credible, persuasive, or believable
Örnekler
His apology was unconvincing, leaving doubts about his sincerity.
Özrü inandırıcı değildi, samimiyeti hakkında şüpheler bıraktı.
02

ikna edici olmayan, inandırıcı olmayan

unlikely to be true or happen
Örnekler
The rumor appeared unconvincing when checked against facts.
Söylenti, gerçeklerle karşılaştırıldığında inandırıcı olmayan bir görünüm sergiliyordu.
LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store