Ara
unconvincing
01
ikna edici olmayan, inandırıcı olmayan
not appearing credible, persuasive, or believable
Örnekler
His apology was unconvincing, leaving doubts about his sincerity.
Özrü inandırıcı değildi, samimiyeti hakkında şüpheler bıraktı.
02
ikna edici olmayan, inandırıcı olmayan
unlikely to be true or happen
Örnekler
The rumor appeared unconvincing when checked against facts.
Söylenti, gerçeklerle karşılaştırıldığında inandırıcı olmayan bir görünüm sergiliyordu.
Leksikal Ağaç
unconvincing
convincing
convince



























