timid
ti
ˈtɪ
ti
mid
mɪd
mid
tumidtimed

"timid"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

timid
01

ürkek

lacking confidence or courage 
timid definition and meaning
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
niteliksel
üstünlük derecesi
timidest
karşılaştırma derecesi
timider
derecelendirilebilir
Örnekler
She was too timid to speak up during meetings, fearing she would say something wrong. 

Toplantılar sırasında konuşmaya çok çekingendi, yanlış bir şey söyleyeceğinden korkuyordu.

1.1

çekingen, ürkek

not having self-assurance or confidence in one's abilities or decisions 
timid definition and meaning
Örnekler
The timid student rarely spoke in class. 

Çekingen öğrenci sınıfta nadiren konuşurdu.

Timid
01

çekingen, ürkek

a person who is habitually fearful, cautious, or lacking self-confidence 
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
insan
biçimbilimsel yapı
bileşik
sayılabilir
çoğul biçim
timids
Örnekler
The timid avoided speaking in public. 

Utangaçlar topluluk önünde konuşmaktan kaçınırdı.

LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store