Ara
to throng
01
toplanmak, üşüşmek
to gather in a place in large numbers
Transitive: to throng a place
Örnekler
Shoppers thronged the mall during the holiday sales.
Alışveriş yapanlar tatil indirimleri sırasında alışveriş merkezine akın etti.
02
toplanmak, akın etmek
to gather or move in large numbers
Intransitive: to throng somewhere
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
hareket fiili
düzenli
şimdiki zaman
throng
3. tekil kişi
throngs
şimdiki zaman ortacı
thronging
basit geçmiş zaman
thronged
geçmiş zaman ortacı
thronged
Örnekler
Reporters thronged outside the courthouse for the big trial.
Gazeteciler büyük dava için mahkeme binasının dışında toplandılar.
Throng
01
büyük kalabalık
a large crowd of people gathered closely together
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
insan
biçimbilimsel yapı
basit
sayılabilir
çoğul biçim
throngs
Örnekler
Tourists created a throng at the foot of the waterfall, snapping photos.
Turistler, şelalenin eteğinde fotoğraf çekerek bir kalabalık oluşturdu.
Leksikal Ağaç
thronged
throng



























