Ara
acquainted
01
bilgi sahibi
having knowledge or familiarity with someone or something
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
geçmiş ortaç sıfatı
niteliksel
üstünlük derecesi
most acquainted
karşılaştırma derecesi
more acquainted
derecelendirilebilir
Örnekler
I became acquainted with her during a business conference.
Bir iş konferansı sırasında onunla tanıştım.
Leksikal Ağaç
unacquainted
acquainted
acquaint



























