staggering
Pronunciation
/ˈstæɡɝˌɪŋ/

"staggering"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

staggering
01

afallatıcı

so large or impressive that it is difficult to comprehend or believe
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
şimdiki ortaç sıfatı
niteliksel
üstünlük derecesi
most staggering
karşılaştırma derecesi
more staggering
derecelendirilebilir
Örnekler
His performance in the competition was staggering, earning him first place.
Yarışmadaki performansı şaşırtıcıydı ve ona birincilik kazandırdı.
Staggering
01

sendeleme, yalpalama

the unsteady or faltering movement
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
soyut
biçimbilimsel yapı
bileşik
sayılamaz
çoğul biçim
staggerings
Örnekler
The man's staggering steps caught the attention of everyone nearby.
Adamın sendeleyen adımları, yakındaki herkesin dikkatini çekti.
02

aşamalandırma, kademelendirme

the technique of repeating a sequence of frames to create the effect of struggling effort or unsteady movement
Örnekler
The animator used staggering to show the character's struggle to stand up.
Animator, karakterin ayağa kalkma mücadelesini göstermek için sendeleme tekniğini kullandı.
LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store