Ara
Slush
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
cansız
biçimbilimsel yapı
basit
sayılamaz
Örnekler
The dog 's paws got covered in slush during the walk, leaving wet prints on the floor.
Yürüyüş sırasında köpeğin patileri kar slush ile kaplandı ve yerde ıslak izler bıraktı.
to slush
01
dökmek, sıçratmak
to spill or splash a liquid heavily or clumsily
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
eylem fiili
düzenli
şimdiki zaman
slush
3. tekil kişi
slushes
şimdiki zaman ortacı
slushing
basit geçmiş zaman
slushed
geçmiş zaman ortacı
slushed
Örnekler
The car slushed mud as it drove through the puddle.
Araba su birikintisinden geçerken çamur saçtı.
02
şapırdamak, çalkalanmak
to produce a splashing sound
Örnekler
Snow slushed underfoot during the thaw.
Çözülme sırasında ayakların altında kar çamur gibi ses çıkarıyordu.



























