Ara
sloppily
01
özensizce, dikkatsizce
in a careless or poorly executed manner
Örnekler
She sloppily painted the wall, leaving streaks everywhere.
O, duvarı özensizce boyadı, her yerde çizgiler bıraktı.
02
üstünkörü, dağınık bir şekilde
in a way that is untidy or overly casual, especially in appearance or dress
Örnekler
She was sloppily clad in oversized clothes that hung unevenly.
Savruk bir şekilde giyinmişti, üzerinde düzensizce sarkan bol kıyafetler vardı.
03
özensizce, dağınık bir şekilde
in a wet, drippy, or overly liquid manner, often creating a mess
Örnekler
Brushes sloppily swirled in paint-stained water.
Fırçalar, boya lekeli suda üstünkörü döndü.
Leksikal Ağaç
sloppily
sloppy
slop



























