Ara
sickly
01
zayıf ve sağlıksız
weak or unhealthy, often in a way that suggests long-term illness or a lack of vitality
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
niteliksel
üstünlük derecesi
sickliest
karşılaştırma derecesi
sicklier
derecelendirilebilir
Örnekler
The sickly child spent most of his days in bed, struggling with frequent fevers.
Hastalıklı çocuk, günlerinin çoğunu yatakta geçirerek sık sık ateşlerle mücadele ediyordu.
02
hastalıklı, solgun
unhealthy looking
03
mide bulandıran, aşırı tatlı
of something too strong or unpleasant, like a taste, smell, color, or light, that makes you feel uneasy or sick
Örnekler
The cake’s sickly sweetness made it hard to eat more than a bite.
Pastanın mide bulandırıcı tatlılığı, bir lokmadan fazla yemeyi zorlaştırdı.
Leksikal Ağaç
sickly
sick



























