Ara
to sicken
01
tiksinmek, iğrendirmek
to cause strong offense to someone's morals
Transitive: to sicken sb
Örnekler
The ongoing violence has sickened many people.
Devam eden şiddet birçok insanı tiksinmiş durumda.
02
hastalanmak
to become ill or sick
Intransitive
Örnekler
People living near the factory started to sicken from the fumes.
Fabrikanın yakınında yaşayan insanlar dumanlardan hastalanmaya başladı.
03
hastalandırmak, güçsüzleştirmek
to cause someone to feel ill or unwell
Transitive: to sicken sb
Örnekler
The poorly cooked seafood sickened several guests at the party.
Kötü pişirilmiş deniz ürünleri partideki birkaç misafiri hasta etti.
04
midemi bulandırmak, tiksindirmek
to cause someone to feel upset or queasy
Transitive: to sicken sb
Örnekler
The unbearable stench from the dumpster sickened the workers.
Çöp konteynerinden gelen dayanılmaz koku işçileri hasta etti.
Leksikal Ağaç
sickening
sicken



























