Ara
to bedevil
01
çileden çıkartmak
to continuously create problems for someone or something
Transitive: to bedevil sb/sth
Örnekler
Chronic health issues can bedevil an individual's daily life.
Kronik sağlık sorunları, bir bireyin günlük yaşamını çileden çıkarabilir.
02
kafasını karıştırmak, eziyet etmek
to cause great confusion, distress, or trouble
Transitive: to bedevil sb
Örnekler
The difficult decision about moving to a new city was bedeviling her.
Yeni bir şehre taşınma konusundaki zor karar onu perişan ediyordu.
03
rahatsız etmek, eziyet etmek
to torment or repeatedly trouble someone
Transitive: to bedevil sb
Örnekler
The endless phone calls from telemarketers continued to bedevil her.
Telepazarlamacıların bitmek bilmeyen telefon aramaları onu rahatsız etmeye devam etti.
Leksikal Ağaç
bedevilment
bedevil
devil



























