Ara
scruffy
01
dağınık
having an appearance that is untidy, dirty, or worn out
Örnekler
She wore a scruffy pair of jeans and a faded T-shirt while painting the house.
Evi boyarken dağınık bir kot pantolon ve soluk bir tişört giyiyordu.
02
kirli sakallı
(of a man's face) not having been shaved for a long time
Örnekler
The young man 's scruffy chin contrasted sharply with his neatly styled hair.
Genç adamın bakımsız çenesi, özenle şekillendirilmiş saçlarıyla keskin bir tezat oluşturuyordu.
Leksikal Ağaç
scruffy
scruff



























