Ara
to scour
01
ovalamak, iyice temizlemek
to clean something thoroughly by scrubbing it hard with a rough or tough material
Transitive: to scour sth
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
eylem fiili
düzenli
şimdiki zaman
scour
3. tekil kişi
scours
şimdiki zaman ortacı
scouring
basit geçmiş zaman
scoured
geçmiş zaman ortacı
scoured
Örnekler
Before painting, he scoured the walls to remove any dirt or grease.
Boyamadan önce, herhangi bir kir veya yağı çıkarmak için duvarları ovaladı.
02
aramak, didik didik aramak
to conduct a thorough search of a place, text, or area in order to find something
Transitive: to scour sth
Örnekler
They scoured the internet for information about the lost city.
Kayıp şehir hakkında bilgi bulmak için interneti didik didik aradılar.
03
hızla akan suyla temizlemek, yıkamak
to wash or clear something by using a swift current of water
Transitive: to scour sth
Örnekler
The rapid flow of water scoured the bank, eroding the soil.
Suyun hızlı akışı kıyıyı temizledi, toprağı aşındırdı.
04
ovalamak, şiddetle ovmak
to remove dirt or unwanted matter by vigorous rubbing
Transitive: to scour dirt or a stain
Örnekler
He scoured the mud from his shoes after the hike.
Yürüyüşten sonra ayakkabılarındaki çamuru ovalayarak temizledi.
Scour
01
aşınmış yer, suyla yıkanmış alan
a place that is scoured (especially by running water)
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
cansız
biçimbilimsel yapı
bileşik
sayılabilir
çoğul biçim
scours
Leksikal Ağaç
scoured
scourer
scouring
scour



























