Ara
to satiate
01
tatmin etmek
to fully satisfy a desire or need, such as food or pleasure, often beyond capacity
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
eylem fiili
düzenli
şimdiki zaman
satiate
3. tekil kişi
satiates
şimdiki zaman ortacı
satiating
basit geçmiş zaman
satiated
geçmiş zaman ortacı
satiated
Örnekler
The book ’s rich narrative and intricate plot were enough to satiate his desire for a captivating story.
Kitabın zengin anlatımı ve karmaşık olay örgüsü, onun büyüleyici bir hikaye arzusunu tatmin etmeye yetiyordu.
satiate
01
doymuş, tok
supplied (especially fed) to satisfaction
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
geçmiş ortaç sıfatı
niteliksel
üstünlük derecesi
most satiate
karşılaştırma derecesi
more satiate
derecelendirilebilir
Leksikal Ağaç
satiated
satiation
satiate



























