Ara
to rustle
01
hışırdamak, fısıldamak
to create a gentle, crackling sound, similar to dry leaves or paper moving
Intransitive
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
eylem fiili
düzenli
şimdiki zaman
rustle
3. tekil kişi
rustles
şimdiki zaman ortacı
rustling
basit geçmiş zaman
rustled
geçmiş zaman ortacı
rustled
Örnekler
The pages of the old book rustled as it was turned.
Eski kitabın sayfaları çevrilirken hışırdadı.
02
çalmak, aşırmak
to gather and take away cattle, horses, or sheep, typically illegally
Transitive: to rustle livestock
Örnekler
The group was caught trying to rustle cattle from the neighboring ranch.
Grup, komşu çiftlikten sığır çalmaya çalışırken yakalandı.
03
araştırmak, yiyecek aramak
to search for and gather food, especially from natural sources
Intransitive
Örnekler
The deer rustled through the underbrush in search of berries and leaves.
Geyik, çalılıkların arasında meyve ve yaprak aramak için hışırdadı.
Rustle
01
hışırtı, fısıltı
a light noise, like the noise of silk clothing or leaves blowing in the wind
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
cansız
biçimbilimsel yapı
basit
sayılabilir
çoğul biçim
rustles
Leksikal Ağaç
rustler
rustling
rustling
rustle



























