Ara
robust
01
sağlam, dayanıklı
built to endure stress or wear without breaking or being easily damaged
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
niteliksel
üstünlük derecesi
most robust
karşılaştırma derecesi
more robust
derecelendirilebilir
Örnekler
The robust construction of the bridge ensured it could withstand heavy traffic and severe weather conditions.
Köprünün sağlam yapısı, yoğun trafiğe ve şiddetli hava koşullarına dayanabileceğini garanti ediyordu.
Örnekler
Despite his advanced age, his robust health allowed him to hike long distances without difficulty.
İleri yaşına rağmen, sağlam sağlığı onun zorluk çekmeden uzun mesafeler yürümesine izin verdi.
03
nefis
featuring a rich taste
Örnekler
The robust coffee had a bold and rich flavor, leaving a lasting impression on the palate.
Güçlü kahve, cesur ve zengin bir tada sahipti ve damakta kalıcı bir izlenim bıraktı.
04
kaba, ham
rough, coarse, or unrefined in appearance, texture, or style
Örnekler
His speech was robust, full of blunt remarks.
Konuşması sağlam ve dolaysız sözlerle doluydu.
05
gürbüz
remaining strong and effective even when facing challenges or difficulties
Örnekler
The CEO's robust leadership style transformed the struggling company into an industry leader within a few years.
CEO'nun sağlam liderlik tarzı, zor durumdaki şirketi birkaç yıl içinde sektör liderine dönüştürdü.
Leksikal Ağaç
robustly
robustness
robust



























