bargain
bar
bɑr
bar
gain
geɪn
geyn
British pronunciation
/ˈbɑːɡɪn/

"bargain"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

to bargain
01

pazarlık etmek

to negotiate the terms of a contract, sale, or similar arrangement for a better agreement, price, etc.
Intransitive
Transitive: to bargain for a better deal
to bargain definition and meaning
example
Örnekler
In a business deal, both parties bargained to find a compromise on payment terms that suited their needs.
Bir iş anlaşmasında, her iki taraf da ihtiyaçlarına uygun ödeme koşulları üzerinde bir uzlaşma bulmak için pazarlık yaptı.
Bargain
01

kelepir

an item bought at a much lower price than usual
bargain definition and meaning
example
Örnekler
The handbag was a bargain considering its brand and quality.
Markası ve kalitesi göz önüne alındığında el çantası bir kelepirdi.
02

anlaşma

an agreement between two people or a group of people, based on which they do something particular for one another
example
Örnekler
The peace treaty was a bargain between the two nations to cease hostilities and begin rebuilding diplomatic relations.
Barış antlaşması, iki ulus arasında düşmanlıkları durdurmak ve diplomatik ilişkileri yeniden inşa etmeye başlamak için bir pazarlık idi.
LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

stars

app store