rare
rare
rɛə
reē
haretarexarelair

"rare"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

rare
01

nadir

happening infrequently or uncommon in occurrence 
rare definition and meaning
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
niteliksel
üstünlük derecesi
rarest
karşılaştırma derecesi
rarer
derecelendirilebilir
Örnekler
Seeing a shooting star is a rare occurrence that fills people with wonder and awe. 

Bir kayan yıldız görmek, insanları hayranlık ve korkuyla dolduran nadir bir olaydır.

02

az pişmiş

(of meat) cooked for a short time in a way that the flesh is still red inside 
rare definition and meaning
Örnekler
He ordered his burger cooked rare, wanting it juicy with a red center. 

Hamburgerini az pişmiş olarak sipariş etti, kırmızı bir merkezle sulu olmasını istedi.

03

ender

found only in small numbers so considered interesting or valuable 
Örnekler
The museum displayed rare artifacts from ancient civilizations, each considered priceless due to their scarcity. 

Müze, antik uygarlıklardan nadir eserler sergiledi, her biri nadirliği nedeniyle paha biçilemez kabul edildi.

04

seyrek, az oksijenli

(of air) containing little oxygen 
Örnekler
The rare air at the summit made it difficult for climbers to breathe without supplemental oxygen. 

Zirvedeki seyrek hava, tırmanıcıların ek oksijen olmadan nefes almasını zorlaştırdı.

LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store