privilege
pri
ˈprɪ
pri
vi
vi
lege
ləʤ
lec
British pronunciation
/pɹˈɪvɪlɪd‍ʒ/

"privilege"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

to privilege
01

ayrıcalık tanımak

to give special advantages or rights to someone or something
Transitive: to privilege sb
to privilege definition and meaning
example
Örnekler
The government privileged the development of renewable energy projects.
Hükümet, yenilenebilir enerji projelerinin geliştirilmesini ayrıcalık tanıdı.
Privilege
01

ayrıcalık

a special right, immunity or advantage that only a particular person or group has
example
Örnekler
Free healthcare is considered a privilege in many countries.
Birçok ülkede ücretsiz sağlık hizmeti bir ayrıcalık olarak kabul edilir.
02

ayrıcalık, özel hak

a right reserved exclusively by a particular person or group (especially a hereditary or official right)
03

ayrıcalık, gizli bir ilişkide elde edilen bilgileri ifşa etmeyi reddetme hakkı

(law) the right to refuse to divulge information obtained in a confidential relationship
LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

stars

app store