Ara
awfully
01
çok, aşırı
to a very great or extreme extent or degree
Örnekler
The noise from the construction site was awfully disruptive.
İnşaat alanından gelen gürültü son derece rahatsız ediciydi.
02
korkunç bir şekilde, berbat bir şekilde
in a very bad, unpleasant, or unfortunate way
Örnekler
She felt awfully sick after the boat ride.
Tekne gezisinden sonra korkunç bir şekilde hasta hissetti.
03
korkunç bir şekilde, dehşet verici bir şekilde
in a way that shows or evokes awe or dread
Örnekler
Thunder rolled awfully across the valley.
Gök gürültüsü vadide korkunç bir şekilde yuvarlanıyordu.
Leksikal Ağaç
awfully
awful
awe



























