old-timer
old
əʊld
ewld
ti
taɪ
tai
mer
oldtimer

"old-timer"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

Old-timer
01

emektar, yaşlı kurt

a person with an old age 
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
insan
biçimbilimsel yapı
bileşik
sayılabilir
çoğul biçim
old-timers
Örnekler
The old-timer at the café shared stories about how the town had changed over the decades. 

Kafedeki emektar, kasabanın on yıllar boyunca nasıl değiştiğine dair hikayeler paylaştı.

02

emektar, kıdemli

an experienced person who has been through many battles; someone who has given long service 
LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store