occupied
occ
ˈɒk
ok
u
pied
paɪd
paid

"occupied"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

occupied
01

işgal altında

(of a city, country, etc.) captured and under the control, authority, or presence of foreign military forces or other entities 
occupied definition and meaning
Örnekler
The city remained occupied by enemy troops for several years during the war. 

Şehir, savaş sırasında birkaç yıl boyunca düşman birlikleri tarafından işgal edilmiş olarak kaldı.

02

dolu, meşgul

held or being used 
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
geçmiş ortaç sıfatı
niteliksel
üstünlük derecesi
most occupied
karşılaştırma derecesi
more occupied
derecelendirilebilir
Örnekler
The parking spot was already occupied. 

Park yeri zaten dolu idi.

03

meşgul, dalmış

fully engaged in thought, activity, or attention 
Örnekler
An occupied worker barely noticed the noise around him. 

Meşgul bir işçi, etrafındaki gürültüyü zar fark etti.

04

dolu, kiracılı

having tenants or inhabitants 
Örnekler
The apartment on the third floor is fully occupied. 

Üçüncü kattaki daire tamamen dolu.

LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store