Ara
momentary
Örnekler
He felt a momentary sense of panic before regaining his composure.
Kendine gelmeden önce anlık bir panik hissetti.
02
anlık, sürekli
operating or happening continuously, or at every moment, without interruption
Örnekler
The heart monitor provided momentary readings of the patient's vitals.
Kalp monitörü, hastanın hayati belirtilerinin anlık okumalarını sağladı.
Leksikal Ağaç
momentarily
momentary
moment



























