Ara
to mislead
01
yanlış bilgilendirmek
to cause someone to believe something that is not true, typically by lying or omitting important information
Transitive: to mislead sb
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
türemiş
eylem fiili
düzenli
şimdiki zaman
mislead
3. tekil kişi
misleads
şimdiki zaman ortacı
misleading
basit geçmiş zaman
misled
geçmiş zaman ortacı
misled
Örnekler
She felt betrayed when she discovered her partner had been misleading her about their finances.
Partnerinin finansal konularda onu yanılttığını keşfettiğinde ihanete uğramış hissetti.
02
yanıltmak, aldatmak
to guide someone or something in the wrong direction
Transitive: to mislead sb
Örnekler
The signs along the road misled the travelers.
Yol boyunca işaretler gezginleri yanılttı.
Leksikal Ağaç
mislead
lead



























