loiter
loi
ˈlɔɪ
loy
ter
tɜr
tır
British pronunciation
/lˈɔ‍ɪtɐ/

"loiter"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

to loiter
01

oyalanmak, dolaşmak

to move without urgency, often in a casual or relaxed manner
Intransitive: to loiter somewhere
example
Örnekler
The couple loitered by the riverbank, slowly making their way down the trail while chatting and enjoying the scenery.
Çift, nehir kıyısında oyalanarak, sohbet ederek ve manzaranın tadını çıkararak patikada yavaşça ilerledi.
02

oyalanmak, boş boş dolaşmak

to stand around in a public place without an apparent or clear purpose
Intransitive: to loiter somewhere
example
Örnekler
After finishing his work shift, James would often loiter in the nearby park, enjoying the fresh air and relaxation.
İş vardiyasını bitirdikten sonra James, yakındaki parkta sık sık oyalanırdı, temiz havanın ve rahatlamanın tadını çıkarırdı.
LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

stars

app store