keenly
keen
ˈkin
kin
ly
li
li
British pronunciation
/kˈiːnli/

"keenly"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

keenly
01

şevkle, sabırsızlıkla

with strong enthusiasm or eagerness for something
Dialectbritish flagBritish
keenly definition and meaning
example
Örnekler
He keenly joined every discussion about the upcoming expedition.
Yaklaşan keşif gezisi hakkındaki her tartışmaya hevesle katıldı.
02

keskin bir şekilde, yoğun bir şekilde

in a highly perceptive or sensitive manner
example
Örnekler
She keenly sensed that something was wrong.
O, bir şeylerin yanlış olduğunu keskin bir şekilde hissetti.
2.1

keskin bir şekilde, dikkatle

with quick intelligence or mental sharpness
example
Örnekler
The intern keenly understood how to navigate office dynamics.
Stajyer, ofis dinamiklerinde nasıl hareket edeceğini keskin bir şekilde anladı.
03

yoğun bir şekilde, rekabetçi bir şekilde

in a competitive or intense manner, especially in business, sports, or markets
Dialectbritish flagBritish
example
Örnekler
The supermarket keenly undercut its rivals on staple items.
Süpermarket, temel ürünlerde rakiplerini yoğun bir şekilde alt etti.
LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

stars

app store