schlechtschraube
/ 11
schlechtschraube
schlecht[adj]

kötü,kötü kaliteli

schlechthin[adv]
schleichen[v]
schleife[n]
schlemmen[v]

ziyafet çekmek,lezzetli yemeklerle şölen yapmak

schlendern[v]

gezinmek

schlicht[adj]
schließen[v]
schließlich[adv]

sonunda,nihayet

schlimm[adj]
schlitten[n]

kızak,kayak

schlittschuh[n]
schloss[n]

kilit,asma kilit

schlos­ser­werk­statt[n]

çilingir atölyesi,kilitçi atölyesi

schlucht[n]

kanyon,boğaz

schluchzen[v]

hıçkıra hıçkıra ağlamak,hıçkırmak

schlucken[v]
schlummern[v]

hafifçe uyumak,kestirmek

schlüpfen[v]
schluss[n]

son,bitiş

schlüssel[n]

anahtar,kilit açacak

schlüsselanhänger[n]
schlussfolgerung[n]

sonuç,çıkarım

schlüssig[adj]

tutarlı,mantıklı

schlussstrich[n]
schmal[adj]
schmarotzer[n]

asalak,tufeyli

schmecken[v]

tatmak,denemek

schmeicheln[v]

pohpohlamak,yağ çekmek

schmelzen[v]
schmerz[n]

ağrı,acı

schmerzfrei[adj]
schmerzhaft[adj]

acı verici

schmerzmittel[n]

ağrı kesici,analjezik

schmerztherapie[n]
schmetterling[n]

kelebek,pulkanat

schminken[v]

makyaj yapmak,makyaj sürmek

schminktisch[n]

makyaj masası,tuvalet masası

schmökern[v]

göz atmak,karıştırmak

schmoren[v]
schmuck[n]

takı,mücevher

schmücken[v]
schmutz[n]

kir,pislik

schmutzig[adj]
schnabel[n]

gaga,gaga

schnabeltier[n]
schnalle[n]
schnäppchen[n]

kelepir,ucuzluk

schnäppchenjäger[n]
schnarchen[v]

horlamak,uyurken gürültü çıkarmak

schnauze[n]
schnecke[n]

salyangoz,sümüklü böcek

schneckenhaus[n]
schnee[n]

kar,kar yağışı

schneeanzug[n]
schneebesen[n]
schneefräse[n]
schneidebrett[n]
schneiden[v]

kesmek

schneiderei[n]

terzi dükkanı,dikim atölyesi

schneien[v]

kar yağmak,kar düşmek

schnell[adj]

hızlı,çabuk

schnelligkeit[n]

hız

schnellkochtopf[n]

düdüklü tencere,basınçlı tencere

schnellstraße[n]
schnickschnack[n]
schnitt[n]

kesim,kesik

schnitte[n]

dilim,parça

schnittlauch[n]

frenk soğanı,yaprak soğanı

schnitzel[n]

şinitzel,pane etli pirzola

schnitzen[v]

oymak,şekillendirmek

schnitzerei[n]

oyma,kakma

schnüffeln[v]
schnupfen[n]

nezle,burun akıntısı

schnuppern[v]

koklamak,burnuyla yoklamak

schnüren[v]
schnurrbart[n]

bıyık,sakal

schnurren[v]

mırıldamak,mırlamak

schnürsenkel[n]
schock[n]

şok,travma

schockiert[adj]

şok olmuş,şaşkın

schokolade[n]

çikolata,çikolata

schokoladenhersteller[n]
schokoladenmasse[n]
schokoladenmilch[n]

çikolatalı süt,sütlü çikolata

scholle[n]
schön[adv][adj]

güzelce • güzel,hoş

schonen[v]
schongarer[n]

yavaş pişirici,düdüklü tencere

schönheit[n]
schönheitsideal[n]

güzellik ideali,güzellik standardı

schönheitsschlaf[n]

güzellik uykusu,güzellik için uyku

schonungslos[adj]
schöpfer[n]

kepçe,kepçe kaşık

schöpfkelle[n]
schöpfung[n]

yaratılış,eser

schornstein[n]

baca,duman bacası

schrägheck[n]

hatchback,bagaj kapaklı araba

schrank[n]

dolap,gardırop

schraube[n]

vida,cıvata

LanGeek
Uygulamayı İndir