Ara
élu
01
seçilmiş, seçilen
qui a été choisi par un vote officiel pour occuper une fonction ou un poste
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
geçmiş ortaç sıfatı
ilişkisel
derecelendirilemez
eril tekil
élu
eril çoğul
élus
dişil tekil
élue
dişil çoğul
élues
Örnekler
Le conseil élu se réunira la semaine prochaine.
Seçilmiş konsey gelecek hafta toplanacak.
L'élu
01
seçilmiş yetkili, seçilmiş temsilci
une personne qui a été choisie par vote pour occuper une position officielle
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
insan
biçimbilimsel yapı
bileşik
sayılabilir
dilbilgisel cinsiyet
eril
çoğul biçim
élus
Örnekler
L'élu a prononcé son premier discours.
Seçilen kişi ilk konuşmasını yaptı.
02
seçilmiş, seçkin
une personne choisie ou désignée pour ses qualités exceptionnelles
Örnekler
Dans ce roman, l'élu doit sauver le monde.
Bu romanda, seçilmiş kişi dünyayı kurtarmalıdır.



























