Ara
refléter
01
yansıtmak, göstermek
renvoyer une image ou une lumière
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
eylem fiili
yardımcı fiil
avoir
1. tekil kişi
reflète
1. çoğul kişi
reflétons
gelecek zamanda 1. kişi
refléterai
şimdiki zaman ortacı
reflétant
geçmiş zaman ortacı
reflété
imperfekt zamanda 1. çoğul kişi
reflétions
Örnekler
La surface métallique reflète la lumière du soleil.
Metal yüzey güneş ışığını yansıtır.
02
yansıtmak, göstermek
représenter fidèlement, manifester clairement
Örnekler
Son visage reflétait une profonde déception.
Yüzü derin bir hayal kırıklığı yansıtıyordu.
03
yansıtmak, yansımak
être renvoyé sous forme de lumière ou d'image
Örnekler
La lumière se reflète sur les carreaux blancs.
Işık beyaz fayansların üzerinde yansıyor.
04
yansıtmak, açığa çıkmak
se manifester clairement, se révéler à travers quelque chose
Örnekler
Leur amour se reflète dans chaque geste.
Aşkları her hareketlerinde yansıyor.



























