frêle
01
kırılgan, zayıf
objet faible et facile à casser
Örnekler
La porcelaine frêle se brisa en tombant.
Kırılgan porselen düştüğünde parçalandı.
02
zayıf, narin
faible, manquant de vigueur physique
Örnekler
Après l' opération, il était trop frêle pour se lever.
Ameliyattan sonra, ayağa kalkmak için çok narindi.
03
zayıf, dayanıksız
qualifie une chose abstraite faible ou précaire
Örnekler
La frêle lumière de la raison dans cette folie.
Bu delilikte aklın narin ışığı.



























