Ara
exposé
01
sergilenen, maruz kalan
présenté au public ou vulnérable à quelque chose
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
geçmiş ortaç sıfatı
niteliksel
üstünlük derecesi
le plus exposé
karşılaştırma derecesi
plus exposé
derecelendirilebilir
eril tekil
exposé
eril çoğul
exposés
dişil tekil
exposée
dişil çoğul
exposées
Örnekler
Ces photos sont exposées dans la galerie.
Bu fotoğraflar galeride sergileniyor.
02
yönelmiş
orienté dans une direction spécifique
Örnekler
Notre appartement est exposé au sud.
Dairemiz güneye bakan bir konumdadır.
03
maruz kalmış, tehdit altında
soumis à un danger ou une menace
Örnekler
Les enfants exposés à la violence ont besoin de protection.
Şiddete maruz kalan çocukların korunmaya ihtiyacı var.
L'exposé
01
sunum, tebliğ
présentation orale ou écrite sur un sujet précis
Örnekler
J'ai un exposé de 10 minutes sur Molière à préparer.
Molière hakkında hazırlamam gereken 10 dakikalık bir exposé'm var.
02
ifşa yazısı, açığa çıkarma
article ou révélation de faits cachés
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
soyut
biçimbilimsel yapı
bileşik
sayılabilir
dilbilgisel cinsiyet
eril
çoğul biçim
exposés
Örnekler
Ce journal a publié un exposé sur la corruption municipale.
Bu gazete, belediye yolsuzluğu hakkında bir exposé yayınladı.



























