Ara
exposé
01
sergilenen, maruz kalan
présenté au public ou vulnérable à quelque chose
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
geçmiş ortaç sıfatı
niteliksel
üstünlük derecesi
le plus exposé
karşılaştırma derecesi
plus exposé
derecelendirilebilir
eril tekil
exposé
eril çoğul
exposés
dişil tekil
exposée
dişil çoğul
exposées
Örnekler
Les manuscrits anciens sont exposés sous verre.
Eski el yazmaları cam altında sergilenmektedir.
02
yönelmiş
orienté dans une direction spécifique
Örnekler
Les plantes exposées au nord poussent moins vite.
Kuzeye maruz kalan bitkiler daha yavaş büyür.
03
maruz kalmış, tehdit altında
soumis à un danger ou une menace
Örnekler
Les travailleurs sont exposés à des produits chimiques dangereux.
İşçiler tehlikeli kimyasallara maruz kalır.
L'exposé
[gender: masculine]
01
sunum, tebliğ
présentation orale ou écrite sur un sujet précis
Örnekler
Elle a illustré son exposé avec des graphiques.
Sunumunu grafiklerle açıkladı.
02
ifşa yazısı, açığa çıkarma
article ou révélation de faits cachés
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
soyut
biçimbilimsel yapı
bileşik
sayılabilir
dilbilgisel cinsiyet
eril
çoğul biçim
exposés
Örnekler
Ils ont travaillé 6 mois sur cet exposé choc.
Bu şok edici exposé üzerinde 6 ay çalıştılar.



























