exprès
ex
ɛks
eks
près
pʁɛ
pre
jarretarchetœilletjockey

"exprès"kelimesinin Fransızca tanımı ve anlamı

exprès
01

kasten, bilerek

fait volontairement ou intentionnellement 
exprès definition and meaning
dil bilgisi bilgileri
karşılaştırılamaz
Örnekler
Il a cassé le vase exprès. 

O, vazoyu kasten kırdı.

02

özellikle, bilhassa

fait spécialement pour un but ou une personne précise 
exprès definition and meaning
Örnekler
Ce gâteau est fait exprès pour toi. 

Bu pasta senin için özel olarak yapıldı.

exprès
01

açık, belirgin

clair, précis ou bien marqué 
exprès definition and meaning
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
niteliksel
derecelendirilemez
eril tekil
exprès
eril çoğul
exprès
dişil tekil
expresse
dişil çoğul
express
Örnekler
Il a donné des instructions exprès pour éviter les erreurs. 

Hatalardan kaçınmak için açık talimatlar verdi.

02

ekspres

conçu pour aller plus vite ou de manière spéciale, souvent utilisé pour un transport ou un service 
exprès definition and meaning
Örnekler
J'ai pris le train exprès pour arriver plus vite. 

Daha hızlı varmak için ekspres treni kullandım.

LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store