emprisonner
emprisonner
ɑ̃pʁizɔne
aaprizawne
empoisonner

"emprisonner"kelimesinin Fransızca tanımı ve anlamı

emprisonner
01

hapsetmek, tutuklamak

mettre quelqu'un en prison comme punition ou mesure de sécurité 
emprisonner definition and meaning
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
türemiş
eylem fiili
yardımcı fiil
avoir
1. tekil kişi
emprisonne
1. çoğul kişi
emprisonnons
gelecek zamanda 1. kişi
emprisonnerai
şimdiki zaman ortacı
emprisonnant
geçmiş zaman ortacı
emprisonné
imperfekt zamanda 1. çoğul kişi
emprisonnions
Örnekler
La police a emprisonné le voleur après son arrestation. 

Polis, tutuklamasının ardından hırsızı hapsetti.

02

hapsetmek, kapatmak

serrer ou enfermer quelque chose de manière à ce qu'il n'ait plus de liberté de mouvement 
Örnekler
Les racines emprisonnent la terre humide. 

Kökler nemli toprağı hapseder.

LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store