cité ucolibri
/ 13
cité ucolibri
cité u[n]

öğrenci kampüsü,öğrenci yurdu

cité universitaire[n]

üniversite şehri,üniversite yurdu

citer[v]

alıntı yapmak,bahsetmek

citoyen[n][adj]

vatandaş,yurttaş • vatandaşlık,yurttaşlık

citrine[n]

sitrin,sitrin taşı

citron[n][adj]

limon,lim • limon sarısı,limon rengi

citron vert[n]

limon,yeşil limon

citrouille[n]

kabak,balkabağı

civil[adj]
civilisation[n]

uygarlık,medeniyet

clair[adj][adv][n]

açık,anlaşılır • açıkça,net bir şekilde • hafif ışık,ay ışığı

clairement[adv]

açıkça,net bir şekilde

clairon[n]

borazan,askeri boru

clairsemé[adj]

seyrek,az

clan[n]
clandestin[adj][n]

gizli,yasadışı • gizli kişi,yasadışı kişi

clapier[n]

tavşan kafesi,tavşan kulübesi

claquer[v]

patlamak,gebermek

clarifier[v]
clarinette[n]

klarnet,klarnet

clarté[n]
classe[n]

sınıf,derslik

classement[n]

sınıflandırma,sıralama

classer[v]

sınıflandırmak

classeur[n]

klasör,dosyalayıcı

classicisme[n]
classique[adj]

klasik,geleneksel

clavecin[n]

klavsen,çembalo

clavicule[n]

köprücük kemiği,klavikula

clavier[n]

klavye,tuş takımı

claviériste[n]

klavyeci,piyanist

clé[n][adj]

anahtar,anahtar • kritik,temel

clé à molette[n]

ayarlı anahtar,ingiliz anahtarı

clé de voûte[n]

kilit taşı,tonoz anahtarı

clef[n][adj]
clématite[n]
clément[adj]
clémentine[n]

klementin,mandalina

clergé[n]
cliché[n]

klişe,kalıp

client[n]

müşteri,alıcı

clientèle[n]

müşteri kitlesi,müşteriler

cligner[v]

göz kırpmak,göz kapamak

clignotant[n]

sinyal lambası,dönüş sinyali

clignoter[v]

yanıp sönmek,göz kırpmak

climat[n]

iklim,hava koşulları

climatique[adj]
climatisé[adj]

klimalı,iklimlendirilmiş

climatiseur[n]

klima,iklimlendirme cihazı

climatologique[adj]
clin d'œil[n]

göz kırpma,göz kırpış

clinique[n]

klinik,sağlık ocağı

clinquant[n][adj]

payet,simli süs • gösterişli,parlak

cliquer[v]

tıklamak,kliklemek

cloche[n]

çan,zil

clocher[n][v]

çan kulesi,kilise kulesi • aksamak,doğru çalışmamak

clonage[n]
clore[v]
clôture[n]

kapanış,sonlandırma

clou[n]

çivi,mıh

clown[n]

palyaço,soytarı

club[n]

spor kulübü,spor derneği

club de strip-tease[n]

striptiz kulübü,çıplak dans kulübü

co-vedette[n]

yardımcı yıldız,ortak yıldız

coasser[v]

vıraklamak,kurbağa sesi çıkarmak

cob[n]

çalışma atı,dayanıklı at

cobaye[n]
cobra[n]

kobra,gözlüklü yılan

coca[n]

kola,kola içeceği

coccinelle[n]

uğur böceği,gelin böceği

cochon[n][adj]

domuz,hınzır • müstehcen,kaba

cochon d'inde[n]

kobay,gine domuzu

cocktail[n]

kokteyl,koktel

cocon[n]
cocorico[n]

horoz ötüşü,ü-ürü-ü

cocotte[n]

dutch oven,yavaş pişirme tenceresi

code postal[n]

posta kodu,posta numarası

code vestimentaire[n]

giyim kodu,kıyafet kuralları

coéquipier[n]

takım arkadaşı,ekip arkadaşı

cœur[n]

kalp,yürek

cœur d'or[n]

altın kalpli,son derece iyi kalpli kişi

cœur de pierre[n]

taş kalp,duygusuz

coffre[n]

bagaj,bagaj bölmesi

cogitation[n]
cognac[n]

konyak,Cognac brendisi

cogner[v]

çarpmak,vurmak

cohabiter[v]

birlikte yaşamak,aynı evi paylaşmak

cohérence[n]

tutarlık,mantıksal bağlantı

cohésion[n]

uyum,birlik

coiffer[v]

saç şekillendirmek,saç yapmak

coiffeur[n]

kuaför,berber

coiffure[n]

saç modeli,saç şekli

coin du feu[n]

şömine köşesi,ateş başı

coincer[v]

sıkıştırmak,tuzağa düşürmek

col[n]

yaka,boyunluk

col roulé[n]

balıkçı yaka,boyunlu kazak

coléoptère[n]

böcek,kınkanatlı

colère[n]

öfke,kızgınlık

colérique[adj]

öfkeli,sinirli

colibri[n]

sinek kuşu,kolibri

LanGeek
Uygulamayı İndir