casserchambre principale
/ 13
casserchambre principale
casser[v]

kırmak,parçalamak

casserole[n]

tava,tencere

casserole à sauce[n]

sos tavası,sos tenceresi

castor[n]

kunduz,kastor

cataclysme[n]

felaket,doğal afet

catalogue[n]

katalog,düzenli liste

cataloguer[v]
cataracte[n]

şelale,çağlayan

catastrophe[n]

felaket,afet

catégorique[adj]

kesin,kategorik

cathédrale[n]

katedral,kilise katedrali

catholicisme[n]
catholique[adj][n]

Katolik

causalité[n]

nedensellik,sebep-sonuç ilişkisi

causer[v]
causeuse[n]

iki kişilik kanepe,sevgili koltuğu

caution[n]

depozito,teminat

cavale[n]
cavalier[n][adj]

binici,atlı • küçümseyici,aşağılayıcı

cave[n]

kiler,mahzen

caverne[n]

mağara,kaya boşluğu

caviar[n]

havyar,mersin balığı yumurtası

ce[adj][pron]
ce n'est pas donné[phrase]
cécité[n]

körlük

céder[v]

boyun eğmek,pes etmek

ceinture[n]

kemer,kuşak

cela[pron]
célèbre[adj]

ünlü,meşhur

célébrer[v]

kutlamak,anmak

céleri[n]

kereviz,yaprak kerevizi

célibataire[adj][n]

bekar,evli olmayan • bekar,bekar kişi

celle[pron]

o,şu

celles[pron]

onlar,şunlar

cellier[n]

kiler,depo

cellule[n]

hücre,göz

cellulite[n]

selülit,portakal kabuğu görünümü

celtique[adj]
celui[pron]

o,şu

cendrier[n]

küllük,sigara tablası

censeur[n]

sansürcü,sansür memuru

censure[n]

sansür,yayın denetimi

censurer[v]
centaine[n]
centimètre[n]
centipède[n]

kırkayak,çıyan

centrale[n]

elektrik santrali,güç santrali

centralisation[n]
centraméricain[adj]
centre[n]

merkez,orta

centre commercial[n]

alışveriş merkezi,AVM

centre-ville[n]

şehir merkezi,kent merkezi

cependant[adv]

ancak,bununla birlikte

céramique[n][adj]

seramik,çini • seramik,seramikle ilgili

cerceau[n]

çember,halka

cercle[n]

daire,çember

cercle des amis[n]

arkadaş çevresi,dost grubu

céréale[n]

tahıl,tahıl

céréales[n]

tahıllar,hububat

cérébral[adj]

serebral,beyinle ilgili

cérémonial[n]
cérémonie[n]

tören,merasim

cerf[n]

geyik,karaca

cerf-volant[n]

uçurtma,çaylak

cerfeuil[n]

frenk maydanozu,yapışkan otu

cerise[n][adj]

kiraz,vişne • kiraz kırmızısı,kiraz rengi

certain[adj]

emin,kesin

certainement[adv]

kesinlikle,şüphesiz

certains[adj]

bazı,kimi

certes[adv]
certificat[n]

sertifika,resmi belge

certifier[v]

onaylamak,tasdik etmek

certitude[n]

kesinlik,eminlik

cerveau[n]

beyin

cessation[n]

durdurma,kesilme

cesser[v]

durmak,kesmek

cessez-le-feu[n]

ateşkes,silah bırakma

cétacé[n]
ceux[pron]

onlar

chacun[pron]

her biri,herkes

chagrin[n]
chaîne[n]

zincir,halka

chair[n]

et,et dokusu

chaire[n]

minber,vaaz kürsüsü

chaise[n]

sandalye,koltuk

chaise à bascule[n]

sallanan sandalye,salıncak sandalye

chaise longue[n]

uzanma koltuğu,şezlong

châle[n]
chalet[n]

şale,dağ evi

chaleur[n]
chaleureux[adj]

sıcak,samimi

chalumeau[n]

kaynak makinesi,pürmüz

chamailler[v]
chambre[n]

yatak odası,yatakhane

chambre d'amis[n]

misafir odası,konuk odası

chambre d'enfant[n]

çocuk odası,çocuk yatak odası

chambre d'étudiant[n]

öğrenci odası,öğrenci yurdu odası

chambre d'hôte[n]

pansiyon,kahvaltılı konukevi

chambre double[n]
chambre principale[n]

ana yatak odası,ana oda

LanGeek
Uygulamayı İndir