contrastecotes
/ 13
contrastecotes
contraste[n]

kontrast,belirgin fark

contrat[n]

sözleşme,kontrat

contravention[n]
contre[prep][adv][n]

karşı • karşı,aleyhte • dezavantaj,sakınca

contre-pied[n]
contrebasse[n]

kontrbas,bas

contrebasson[n]

kontrfagot,kontrabason

contrecœur (à)[adv]

istemeden, gönülsüzce

contredire[v]

çelişmek,karşı çıkmak

contrée[n]
contrefaçon[n]
contrepartie[n]

karşıt görüş,karşı taraf

contreplaqué[n]

kontrplak,kontrplak levha

contretemps[n]

aksilik,engel

contribuer[v]

katkıda bulunmak,yardım etmek

contribution[n]

katkı,yardım

contrôleur[n]

müfettiş,denetçi

controverse[n]

tartışma,polemik

controversé[adj]

tartışmalı,çekişmeli

contusion[n]

çürük,morluk

contusionner[v]

çürütmek,ezmek

convaincant[adj]

ikna edici

convaincre[v]

ikna etmek

convaincu[adj]

ikna olmuş,inandırılmış

convenir[v]

anlaşmak,uygun olmak

conventionnel[adj]
converger[v]
conversation[n]

konuşma,sohbet

conversion[n]
convexe[adj]

konveks,dışbükey

conviction[n]

inanç,kesin kanaat

convivial[adj]
convivialité[n]

samimiyet,dostane ilişki

convoquer[v]

çağırmak,davet etmek

cookie[n]

kurabiye,çikolatalı kurabiye

cool[adj]
coopératif[adj]

işbirlikçi,yardımsever

coordination[n]
coordonnées[n]
coordonner[v]
copain[n]

arkadaş,dost

copie[n]

kopya,kopyalama

copieux[adj]

bol,doyurucu

copin[n]

arkadaş,dost

copropriétaire[n]

ortak sahip,müşterek malik

copropriété[n]

kat mülkiyeti,ortak mülkiyet

copyright[n]
coq[n]

horoz,erkek tavuk

coquelicot[n]

gelincik,haşhaş

coqueluche[n]

boğmaca,pertusis

coquet[adj]
coquetterie[n]

cilvelilik,nazlı tavır

coquillage[n]

deniz kabuğu,deniz kabuğu kabuğu

coquin[adj]

yaramaz,afacan

cor[n]

korno,boru

cor anglais[n]

İngiliz kornosu,İngiliz borusu

cor français[n]

fransız kornosu,fransız borusu

corail[n][adj]

mercan,resif oluşturan deniz hayvanı • mercan,mercan rengi

corbeau[n]

kuzgun,karga

corbeille[n]

sepet,kutu

corde[n]

ip,halat

cordial[adj][n]

samimi,içten • likör,tatlı alkollü içecek

cordialement[adv]

saygılarımla,içtenlikle

cordialité[n]

samimiyet,dostane tavır

cordillère[n]
cordon-bleu[n]

üst düzey şef,mükemmel aşçı

corée du sud[n]

Güney Kore

coriandre[n]

kişniş,kişniş otu

corne[n]

boynuz,koç boynuzu

corned-beef[n]

konserve sığır eti,tuzlanmış sığır eti

cornemuse[n]

gayda,tulum

corner[v][n]

katlamak,bükmek • korner

cornet[n]

kağıt koni,kağıt külah

corniche[n]

dağ yolu,korniş yolu

cornichon[n]

kornişon,turşu

cornu[adj]

boynuzlu,boynuzları olan

corporel[adj]
corps[n]

vücut,beden

corpulent[adj]

tıknaz,iri yapılı

correct[adj]
correcteur[n]

düzeltmen,redaktör

correspondance[n]

yazışma,mektuplaşma

correspondant[n]

muhabir,yazışma arkadaşı

corriger[v]

düzeltmek,tashih etmek

corrompu[adj]

yozlaşmış,rüşvetçi

corrosion[n]
corruption[n]

yolsuzluk,rüşvet

corset[n]

korse,korsaj

cortège[n]
cortex[n]

korteks,beyin kabuğu

corvée[n]

ev işi,angarya

cosmétique[adj]

kozmetik,güzellik

cosmique[adj]
cosmopolitan[n]

cosmopolitan kokteyli,cosmopolitan

costaud[adj]

güçlü,kuvvetli

costume[n]

takım elbise,kostüm

coté[adj][n]

popüler,beğenilen • yan,taraf

côte[n]

kıyı,sahil

côtelette[n]

pirzola,kotlet

cotes[n]

oranlar,katsayılar

LanGeek
Uygulamayı İndir