murmurar
01
fısıldamak
hablar en voz muy baja, casi en secreto
Örnekler
Murmuró unas palabras al oído de su amigo.
Arkadaşının kulağına birkaç kelime fısıldadı.
02
mırıldanmak
producir un sonido bajo, suave y continuo
Örnekler
El bosque murmuraba con vida.
Orman hayatla mırıldanıyordu.



























