cubrir

"cubrir"kelimesinin İspanyolca tanımı ve anlamı

cubrir
01

örtmek

poner algo encima de otra cosa para taparla o protegerla
cubrir definition and meaning
Örnekler
La manta cubre toda la cama.
Battaniye tüm yatağı örtüyor.
02

haber vermek, kapsamak

informar o reportar sobre un hecho o evento
cubrir definition and meaning
Örnekler
La prensa cubre todos los acontecimientos importantes.
Basın, tüm önemli olayları kapsar.
03

karşılamak, üstlenmek

pagar una cantidad suficiente para compensar un gasto o deuda
Örnekler
La beca cubre la matrícula universitaria.
Burs, üniversite harçlarını karşılar.
04

doldurmak, işgal etmek

ocupar un espacio o una posición disponible
Örnekler
Los nuevos empleados cubrirán los turnos de noche.
Yeni çalışanlar gece vardiyalarını karşılayacak.
LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store